“Antibakteriyel ve antiseptik aynı kavramlar değildir”

0
18

Kendi ürünlerinin yanı sıra birçok firmaya fason üretim hizmeti veren Merkez İlaç, antiseptik ve dezenfektan alanında fark oluşturmaya devam ediyor. Merkez İlaç’ın Genel Müdürü Seda Ekşi, firmanın ortaya çıkış hikâyesini ve hedeflerini okuyucularımızla paylaştı.

Merkez İlaç markasının ortaya çıkış hikâyesi nedir?
Merkez Laboratuvarı İlaç San. ve Tic. A.Ş., 1934 senesinde kurulmuştur. Atatürk’ün de eczacısı olan ve Ecz. Emin Eman tarafından kurulan Merkez İlaç’ın Şimdiki Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. Mehmet Şapçı’dır. Merkez İlaç 1938 yılında ilk üretimini gerçekleştirmiştir. 1950’li yıllarda 130 çeşit galenik preparat, 40’a yakın müstahzara ulaşmıştır. Şu anda 7000 metrekarelik tesisimizde kendi ürünlerimiz yanında birçok firmaya fason üretim hizmeti vermekteyiz. Satış kadromuz yok, üretim ve teknik ekip toplam 100 kişiyiz. Ben firmanın 27 yıllık çalışanı olarak Genel Müdürlüğünü yapmaktayım.

Ürün çeşitleriniz nelerdir?
Ürettiğimiz ürün gruplarını beşeri tıbbi ürün olarak; tablet, kapsül, çözelti, burun damlası, burun spreyi, oral çözelti, oral süspansiyon, şurup, krem, jel, merhem, toz dolum, şase dolum şeklinde sıralayabiliriz.

Merkez İlaç’ı diğerlerinden farklı kılan nedir?
Biz, Merkez İlaç olarak antiseptik-dezenfektan alanında, Türkiye’nin en geniş ürün yelpazesine sahibiz. Bu konuda oldukça uzman olduğumuzu iddia edebiliriz. Beşeri Tıbbi ürünlerin yanında, insan sağlığına uygun antiseptikler ve tıbbi cihaz alanında yine antiseptik dezenfektanlar üretmekteyiz.

GMP şartlarında çalışmak ve üretim yapıyor olmak birinci derecede ürün güvenliğini sağlar. İyi imalat uygulamaları (GMP) Beşeri Tıbbi Ürünler için olmazsa olmaz bir şarttır. Bizim sektöre kazandırdığımız en önemli fayda, uzun yıllar mücadele ederek insan için kullanılan antiseptik ürünlerin de GMP şartlarında üretilmesi zorunluluğunun getirilmesi çabasıdır. Bu çabalarımız Eylül 2019’da ilk sonucunu vermiş ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (46 numaralı kararname/13.09.2019/30887 sayılı resmi gazete madde 3) ile Antiseptik Ürünler Tıbbi Cihaz Kurumu bünyesine alınmıştır. Şimdi de yönetmeliklerin düzenlenmesi için aynı mücadeleye devam ediyoruz. Zira, son zamanlarda Covid-19 durumunun da gösterdiği gibi hijyen aslında insanlık için en önemli konu. Haliyle hijyeni sağlayan ürünler de, güvenilir üretim tesislerinde Sağlık Bakanlığı kontrolünde üretilmelidir.

Covid-19’a yönelik özel bir çalışmanız mevcut mu?
Covid-19’a yönelik en önemli çalışmamız, çok geniş antiseptik ürün yelpazemiz sayesinde piyasayı ürünsüz bırakmamak olmuştur. Koruyucu tıbbın önemini bilen ve anlatmayı sürekli alışkanlık haline getiren bir firmayız. Dünyada etkisini gösteren bu salgın, tüm insanlığa hijyenin ne kadar önemli olduğunu yeniden hatırlattı diye düşünüyoruz. Dolayısı ile koruyucu tıbbın en önemli ürün grubunu üreterek tanıtım ve paylaşımlarımızla halkı bilinçlendirme çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Her ne kadar Covid-19 salgını insanlara hijyenin her zaman hayatımızda olması gerektiğini öğretse de bunun yanında unutmamamız gerekenler de var. Mesela, antibakteriyel ve antiseptik aynı kavramlar değildir. Toplum algısı aynı ürün grubu yönünde benimsediği için doğal olarak bazı karışıklıklar yaşanabiliyor. Antiseptikler virüslere etkilidir, antibakteriyel ise uzun etkili olmayıp sadece bakterilere etkilidir. İki ürün maliyet açısından karşılaştırıldığında yanlış yapılmış olur. Formüllerine uygun olmayan, uygunsuz koşullarda üretilen antiseptik dezenfektanların büyük ölçüde neden olduğu hastane mikrobu, ne yazık ki hastanede ölen her 3 kişiden 2’sinin ölüm nedeni oldu.

Üretim kapasitesi ve ihracat durumunuza yönelik bilgi verir misiniz? 
Üretim kapasitemiz oldukça yüksek ve ürün grubuna göre değişiklik gösteriyor. Bundan dolayı, burada tek tek bunu dile getirmem mümkün olmayacaktır. Şu kadarını söyleyebilirim ki, normal mesai içinde toplam kapasitemizin maksimum %30’unu kullanıyoruz. Yıllık antiseptik üretim kapasitemiz ise, 6 milyon kg. İhracat için gücümüzün yettiği tüm pazarlarda olmak istiyoruz. Hatta, bu alanda ciddi çalışmalarımız var.

Hedef pazarlarınız hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu pazardaki mevcut konumunuz, güçlü yönleriniz ve planlarınız nelerdir?
Genel olarak, hedefimiz büyük olduğu için aşama aşama gerçekleştirmeyi umuyoruz. 88 yıllık %100 yerli bir firma olarak desteklendiğimiz takdirde çok büyük miktarlarda üretim yapıp tüm pazarlarda yer alabiliriz. Çünkü, hedeflerimizin ulaşılabilir olduğunu düşünüyoruz. Planlarımıza değinecek olursam, Yönetim Kurulu Başkanımız Ecz. Mehmet Şapçı’nın Sayın Cumhurbaşkanımıza sunduğu projemizden bahsedebilirim. İddiamız şu; Türkiye’deki yerli ve yabancı ilaç fabrikaları kesinlikle dünya çapındadır. Türkiye’nin yerli ve yabancı ilaç fabrikaları ile dünyanın ilaç üretim merkezi olması, hem de en ekonomik fiyatlara üretmesi, dünyanın her farmasötik form ve formüllerdeki ilaçlarını tam zamanında ve yeterli kapasite ile ilgili ülkelere ihraç etmesi çok mümkündür. Hatta, dünyanın ilaç üretim merkezi olan Türkiye, aynı zamanda şehir hastanelerimiz vasıtası ile dünyanın sağlık turizmi merkezi de olacaktır. Böylelikle Türkiye bu insanlara vatanlarındaki sağlık harcamalarının çok daha altında olacak şekilde sağlıklarına kavuşma imkânı verecektir. Bu hedeflerin ulaşılabilir olması bizlere bağlıdır. Firmamız, çeşitli slogan ve projelerle doğru bildiği yolda yürümeye devam etmektedir. Tek beklentimiz ise, bu projeye verilecek olan destek.

Her zaman dediğimiz gibi “Sağlık için Hijyen Şart” sloganımızla yola çıkarak, hijyen farkındalığı oluşturmak adına başlattığımız; eğitim, üretim, geliştirme ve bilinçlendirme çalışmalarımızla fikirlerimizi destekleyerek yola devam edeceğiz.